03/09/2015
Diyarbakır’da öldürülen meslektaşımız Dr. Abdullah Biroğul’un öldürülmesini kınamak için 03.09.2015 Perşembe günü Odamızda basın açıklaması yapıldı. Oda başkanımız Dr. Ful Uğurhan basın açıklamasını, genel sekreterimiz Dr. Mehmet Antmen ise barış beyannamesini okudu.
Açıklamaya Yönetim Kurulu üyelerimiz Dr. Zeki Sinan Doğan, Dr. Ruhsar Uçar ve Dr. Selçuk Fidan katıldılar.
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu
03/09/2015
Basına ve Kamuoyuna
Meslektaşımızı Bir Terör Eylemine Kurban Verdik. Acımız Büyük Ülkemizin doğu ve güneydoğu illerinde son iki aydır süren çatışmalı ortam o bölgede yaşayan herkesin yaşamını alt üst etmiş, bu durum en çok da sağlık çalışanlarını vurmuştur.
Son bir haftada üç sağlık çalışanı katledilmiştir. En son Diyarbakır Kulp İlçesi Toplum Sağlığı Merkezi’nde sorumlu hekim olarak çalışan meslektaşımız Dr. Abdullah Biroğul, Diyarbakır Valiliği’nin verdiği bilgiye göre PKK tarafından aracının içinde katledilmiştir. Bu durumu kınıyoruz, lanetliyoruz.
Görevleri insanların sağlığını korumak, geliştirmek, iyileştirmek, yaşatmak olan bir camianın mensupları olarak asker-sivil, çocuk-yaşlı, kadın – erkek insanların ölmesini, sakat kalmasını kabullenemiyoruz.
Çatışmalı bölgelerde çalışan meslektaşlarımız, kendi canları pahasına başka canları kurtarmak için çabalıyorlar. Kendilerine şükranlarımızı sunuyor, güç kuvvet diliyoruz. Silahların bir an önce susmasını, savaşa değil sağlığa bütçe ayrılmasını istiyoruz.
Komşu ülkelerde yaşanan savaşın etkilerini, sığınmacı olarak ülkemize gelen insanlardan birebir gözlemleyen insanlar olarak savaşın ne büyük bir bela olduğunu herkesin görmesini istiyoruz. Savaş çığırtkanlığı yapmak yerine, barışın dilini konuşanlara yapılan saldırıları anlamakta güçlük çekiyoruz.
Yaşam hakkının en birincil insan hakkı olduğuna birkez daha dikkat çekiyor, barış ortamının sağlanması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini vurguluyoruz.
Meslektaşımız Dr. Abdullah Biroğlu’nun ailesine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu
Sağlıkçılardan SAVAŞ’a Karşı BARIŞ BEYANNAMESI
Her yer savaş alanı; ölüm, yaralanma ve düşmanlıklarla dolacaksa,
Oyuncak taşıyan gençlerin bedenlerini parçalayan bombaların sisi dağılmadan, körüklenen savaşla ülkenin dört bir yanına cenazeler gidecek ve annelerin ağlamaları devam edecekse. Birilerinin iktidarı uğruna bu ülkede ölüm alkışlanacak, insan yaşamı bu kadar değersizleşecekse, Onarılamaz toplumsal yaralara zemin hazırlayanların, Türk – Kürt kardeşliğini, Alevi-Sünni komşuluğunu, yani toplumsal barışı zehirlemeleri engellenemeyecekse ve milyonlarca yoksul Suriyeli göçmenin vebalini taşıyan aynı hükümet şimdi de bir yandan İncirlik Üssünü ABD emperyalizminin hizmetine açıp bir yandan F-16’larla dört bir yana bombalar yağdıracaksa,
Hükümeti ordusu ve polisiyle. 1990’ların karanlık günlerine döndüğüne dair herkeste kaygılı bir bekleyiş başlayacak, sendikalar basılıp yargısız infazlar izlettirilekcekse,
Nerede ne zaman bir bombanın patlayacağına dair tedirginlik yaşamımızı rehin almaya devam edecekse,
Eğer ölüm yaşama galebe çalacaksa, eğer hastaneler yaşlanarak tedaviye ihtiyaç duyan milyonlar yerine kurşun ve bombalarla parçalanmış gençlerin bedenleri ile dolacaksa.
Bizler yaralıya şifa, hastaya derman olmaya çabalayanlar; hekimler. Hemşireler, ebeler, dişhekimleri, eczacılar, sağlık memurları, teknisyenler, sosyal hizmet uzmanları, taşeron sağlık işçileri, laborantlar, hasta bakıcılar neden gece gündüz çalışıyor, çabalıyoruz?
insanları iyileştirmek yaşatmak için neden koşturuyoruz?
Savaş politikacıları şunu çok iyi bilsin ki biz bu işte yokuz! Savaş cephenize bizi yazmayın.
Bizim gündemimizde savaş değil barış olacak.
Sağlık Çalışanları olarak;
Yaşatmaya, ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın ve barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu.
“Sağlık ortamında şiddet”i, yok etmeye çabalarken, ülkemizin bir savaş ve şiddet sarmalına girmesine seyirci kalmayacağımızı,
Toplumsal barışı ince seçim hesaplarına, saray entrikalarına alet etmeye kalkışanlara karşı BARIŞ talebinde ısrarcı olacağımızı,
Hedefimizin savaş olmayan bir ülkede kızamıktan, diyabetten. astımdan, hipertansiyondan, kanserden yakınan hastalara şifa bulmak, halkımıza psikososyal hizmetleri sağlamak olacağını.
Aldığımız eğitimi, akıttığımız teri sizlerin politik hesaplarınıza alet etmemeye yeminli ve hastalarımız için kullanmaya kararlı olduğumuzu,
Buradan herkese açıklıkla ve kararlılıkla BEYAN EDİYORUZ