Mersin Tabip Odası Ev Sahipliğinde Yapılan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Toplumsal Barış ve Sağlık Çalıştayı
Birinci Gün Basın Açıklaması
21 Şubat 2026 | Mersin
Mersin Tabip Odası ev sahipliğinde düzenlenen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Toplumsal Barış ve Sağlık Çalıştayı kapsamında, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kol tarafından hazırlanan basın açıklaması çalıştayın birinci gününde kamuoyuyla paylaşıldı. Bir milletvekilinin yaptığı “Hastanelerdeki kadın servislerinde erkek personel veya doktor olmasın” açıklamasına ilişkin kol adına Dr. Ayşe Sıddıka Çöl şunları söyledi “Kadınların sağlık hakkını hedef alan, hekimliği cinsiyetçi bir kalıba sıkıştıran ve toplumu gericiliğe mahkûm etmeye çalışan bu ortaçağ zihniyetini reddediyoruz; kadın hekimler ve kadınlar olarak bu ayrımcı, aşağılayıcı ve hukuksuz talebin karşısında dimdik duracağız’”.
Basın açıklamasını Oda Komisyon üyemiz Dr. Aybüke T. Mustan okudu.
Basın açıklamasında, kadınların yaşamı, sağlığı ve toplumsal barış arasındaki ilişkinin görünür kılınmasının önemi vurgulanarak şu değerlendirmelere yer verildi:
Bugün kadın hekimler olarak yaşamın ve sağlığın en temel koşulu olan barışın neden vazgeçilmez olduğunu konuşmak, kadınların yaşamı ile toplumsal barış arasındaki bağı ortaya koymak ve barışın inşasında söz kurmak amacıyla ülkenin dört bir yanından bir araya gelindiği ifade edildi.
Savaşların kapitalist ve patriyarkal sistemlerin bir sonucu olduğu, savaşın en temel insan hakkı olan yaşam hakkını ihlal ettiği vurgulandı. Savaş dönemlerinde özgürlük ve eşitliğin askıya alındığı; bu durumun eril hegemonik düzen tarafından meşrulaştırıldığı belirtildi. Emek ve beden sömürüsünün derinleştiği, kadın bedeninin çeşitli gerekçelerle denetim altına alındığı ifade edildi.
Şiddet, göç ve yoksulluğun savaşın tarihsel sonuçları olduğu; bu süreçlerin kadınların yaşamını doğrudan etkilediği belirtildi. Toplumsal hayatta artan şiddetin ilk olarak kadınların bedeninde ve yaşamında görünür hale geldiği vurgulandı. Cinsiyetçi dilin yaygınlaşmasından beden dokunulmazlığının ihlaline, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerden üreme sağlığı hizmetlerine erişimin kısıtlanmasına, temel sağlık hizmetlerinin çökmesine, kız çocuklarının eğitimden uzaklaştırılmasına ve çocuk yaşta evliliklere kadar uzanan geniş bir alanda eşitsizliklerin yeniden üretildiği ifade edildi.
Gerçek barışın özgürlük ve eşitliğin yaşamın her alanına nüfuz ettiği toplumsal bir yapı olduğu; bu nedenle barışın kadınlar için gündelik yaşamın her anında hissedilen temel bir gereksinim olduğu vurgulandı. Kadınların tarihsel olarak savaşın değil barışın öznesi olduğu ifade edildi.
Sağlık çalışanlarının toplumla kurduğu doğrudan ilişki nedeniyle yalnızca tedavi edici değil aynı zamanda onarıcı bir rol üstlendiği; savaşın toplum sağlığı üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkileri dikkate alındığında barışın tesisi talebinin sağlık çalışanları açısından etik ve mesleki bir zorunluluk olduğu belirtildi. Hekimlerin yaşamı savunduğu ve savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, barışın yalnızca çatışmasızlık hali olmadığı; cinsiyet temelli ayrımcılık ve nefretin ortadan kaldırıldığı koşullarda gerçek barışın mümkün olabileceği ifade edildi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmadığı bir ortamda kalıcı barışın kurulamayacağı dile getirildi.
Kadın hekimler olarak mesleki değerler, etik sorumluluklar ve yaşam savunuculuğu temelinde şu talepler kamuoyuyla paylaşıldı:
• İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olunması,
• 6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde uygulanması,
• Kadınların Medeni Kanun’dan doğan haklarını ve LGBTİ+’ların yaşam ve sağlık haklarını geriye götüren uygulamalardan vazgeçilmesi,
• Eğitimde, sağlıkta ve yaşamın tüm alanlarında kadınların ve çocukların haklarını gözeten politikalar geliştirilmesi.
Basın açıklaması, eşitlik ve özgürlük temelinde kalıcı bir barışın ancak toplumsal cinsiyet eşitliği ile mümkün olacağı vurgusuyla sonlandırıldı.
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu
Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu



















