İklim Krizi: Büyüyen Bir Halk Sağlığı Krizi
Değerli meslektaşlarımız,
Mersin Çevre Platformu tarafından 14 Mart 2026 tarihinde saat 13.30’da düzenlenen ve Halkların İklim Zirvesi sürecine dikkat çekmeyi amaçlayan basın açıklamasına Mersin Tabip Odası olarak katıldık.
Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında düzenlediği Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31), Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecektir. Ancak bugüne kadar COP süreçlerinin önemli bir bölümü, küresel iklim krizine gerçek ve bağlayıcı çözümler üretmekten çok, devletler ve büyük şirketler arasında yürüyen pazarlık alanlarına dönüşmüştür.
Fosil yakıtlardan çıkış konusunda güçlü ve bağlayıcı kararların alınmaması, iklim krizinin yükünün giderek daha fazla halkların omzuna bırakılması anlamına gelmektedir.
İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda derinleşen bir halk sağlığı krizidir. Artan sıcaklık dalgaları, kuraklık, su kıtlığı, gıda güvencesizliği, hava kirliliği ve yeni enfeksiyon riskleri; hastalık yükünü artırmakta ve sağlık sistemleri üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır. Ekolojik yıkımın etkileri ise eşit dağılmamakta; emekçiler, kent yoksulları, kırsal topluluklar, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar başta olmak üzere sağlık açısından kırılgan gruplar bu süreçten orantısız biçimde etkilenmektedir. Bu nedenle iklim krizi, aynı zamanda eşitsizlikleri büyüten bir sistem krizidir.
Hekimler olarak bizler, insan sağlığının doğadan bağımsız düşünülemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Gezegen sağlığı yaklaşımı; insan sağlığının, ekosistemlerin bütünlüğü, temiz hava, güvenli su, sağlıklı gıda ve biyolojik çeşitlilikle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Ormanların yok edilmesi, endüstriyel tarımın yayılması, fosil yakıtlara dayalı enerji politikaları ve kontrolsüz kentleşme yalnızca doğayı değil, toplumların sağlık koşullarını da tehdit etmektedir. Bu nedenle ekolojik yıkıma karşı mücadele, aynı zamanda sağlık hakkını ve yaşam hakkını savunma mücadelesidir.
Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e paralel olarak düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi, iklim krizine piyasa merkezli çözümler yerine yaşamı, eşitliği ve kamusal sorumluluğu temel alan bir perspektif geliştirmeyi hedeflemektedir. Gezegen sağlığını korumanın hekimliğin etik sorumluluklarından biri olduğuna inanıyor; iklim adaleti, sağlıklı bir çevre ve toplum sağlığını savunan tüm girişimlerle dayanışma içinde olmayı önemsiyoruz.
Gezegen için, yaşam için ve adalet için verilen bu mücadelede hekimlerin bilimsel birikimi ve toplumsal sorumluluğu büyük önem taşımaktadır. Ekolojik yıkıma karşı yaşamı savunan bu ortak çabanın büyümesine katkı sunmaya tüm meslektaşlarımızı davet ediyoruz.
Mersin Tabip Odası


