Mersin Tabip Odası olarak nükleer santralin zararları konusuna dikkat çekmek için başlattığımız yürüyüşün 3’üncü gününde Silifke İlçesi Atatürk Meydanı’nda yaklaşık 150 kişinin katılımı ile yapılan basın açıklamasından sonra ellerimizde ‘Nükleersiz dünya’ yazılı dövizler taşıyarak, ‘Nükleer santral istemiyoruz’, ‘Yalana, dolana, nükleere hayır’ sloganları atarak ve yürüyüş güzergahında bulunan esnaf ve vatandaşlara nükleerin zararlarını anlatarak Taşucuna yürüyüşe geçtik. Taşucunda Arslan Eyce Özel Amphora Müzesi’ne yapılan kısa ziyaretten sonra bir kısım katılımcının yürüyerek bir kısım katılımcının da araçlarla Gülnar İlçesi’ne bağlı Büyükeceli Beldesi’ne hareket edildi. Büyükeceli Beldesinde köylülere nükleerin zararlarını anlatıldıktan sonra kesilen ağaçların tomrukları arasından geçerek santral inşaat alanına ulaştık. Oda Başkanımız Uz. Dr. Galip Kırıcı’nın okuduğu basın açıklamasından sonra Mersin’e dönüldü.
23.02.2014
Basına Ve Kamuoyuna Duyuru
KEŞKE DEMEMEK İÇİN ÜÇ GÜNDÜR YÜRÜYORUZ
Biz hekimler bugün Akkuyu’da ki nükleer karşıtı mücadelenin tarihi kadar uzun bir yürüyüşü tamamladık. Bu yürüyüşümüzde bizlere Mersin’in çok değerli sivil toplum örgüt üyeleri ve yurttaşları eşlik etti ve destek verdi.
Bu yürüyüşümüz, Mersin halkının yıllardır yılmadan verdiği mücadele gibi zorlu, aynı zamanda kararlılığımızın da simgesi oldu.
Biz Hekimler; bu yürüyüşü keşke dememek için, çocuklarımızın karşında boynumuzu bükmemek için yaptık.
Bu yürüyüşü, yaşadığımız coğrafyada toprağın, havanın, suyun temiz kalmasını sağlayarak, bugün ve gelecekte, sağlıklı yaşam sürdürebilmenin savunuculuğunu, hekimlik mesleğimizin bir sorumluluğu olarak yaptık.
Bu yürüyüşü, biz hekimlerin çevreye yayılacak radyasyondan, ağır metallerden kaynaklanacak hastalıklarla uğraşmak istemediğimizi, sağlığı korumanın tedavi etmekten çok daha akılcı olduğunu fark ettirebilmek için yaptık.
Biz Hekimler; bu yürüyüşü, bir kez daha ne Akkuyu’ya, ne Sinop’a ne de yerkürede başka bir yere nükleer santral yaptırmamak için yaptık.
Biz Hekimler; bu yürüyüşümüzü, onyıllarla sınırlı olan kendi yaşamımız için değil,yüzyıllar ve bin yıllar bu topraklarda yaşayacak olan nesillerimizin sağlıklı kalmaları ve sağlıklı bir ömür sürmeleri için yaptık.
Değerli basın emekçileri ve Değerli Nükleer Karşıtı mücadele veren Dostlar;
Nükleer santralı yapmayı planlayan şirket, önümüzdeki günlerde Çed Raporu’nu 3. kez Bakanlığa iletecek. Buradan yetkililere soruyoruz? Rapor henüz onaylanmadan, inşaat izni alınmadan, taş ocağı ruhsatı alarak inşaata başlayan şirketin hazırladığı rapora, yapacağı işe güvenip onay verecek misiniz?
Bilinmelidir ki; yıllardır “karanlıkta kalacağız, sanayimiz gelişmeyecek, ekonomimiz duracak” diyerek kamuoyunu yanıltanlar, Akkuyu’ ya taş ocağı ruhsatı vererek kaçak inşaatın önünü açanlar, bizleri HES’lere, termik santrallara, nükleer santrallara mahkum etmeye çalışanlar, er geç bunun hesabını tarih önünde verecekler.
Ülkemizin enerji gereksinimini karşılamak için sunduğumuz çözüm önerilerine kulak tıkayanlar, köhnemiş teknolojilerin insan ve diğer canlıların sağlığında yaratacağı tahribatların vebalini taşıyacaklar.
Oysa çözüm önerilerimiz son derece açık:
Vahşi tüketim alışkanlıkları ile mücadele etmek;
Bozuk alt yapıyı düzelterek, daha kullanıma girmeden kaybolan enerjinin önüne geçmek,
Kaçak kullanımı önleyecek çalışmalar yapmak,
Gün ışığından en fazla yararlanacak şekilde şehir planlamaları yapmak,
Bölgemiz için uygun, yeni, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek,
Tarih bize Çernobil’de ve Fukuşima’da nükleer zararın ne demek olduğunu kanıtladı. Bundan ders almayı bilen Japonya, ülkesindeki reaktörlerin tamamını kapattı. Batılı ülkeler mevcut santraların yerine yenilerini yapmaktansa birer birer yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiyorlar.
Bulunduğumuz bu bölgeye nükleer santral yapmayı planlayanları bir kez daha uyarıyoruz. Nükleer öldürür, ağır hastalıklara yol açar. Yarattığı sağlık sorunları ile mücadele etmek pahalıdır. Zararı sadece bugün değil nesiller boyu sürer. Atıklarını sonsuza kadar güvenle saklamak zordur. Enerjiyi bugün kullananların çöpünü gelecek nesillere bırakması, onlara yaşam hakkı tanımamak ve onların sağlıklı yaşamalarına olanak tanımamaktır.
Biz hekimler; mesleğimizin bize yüklediği sorumluluk gereği, üç gün boyunca, var gücümüzle, yüreğimiz yettiğimizde Nükleer santral yaptırmayacağız sevinci ile buraya kadar yürüdük.
Yürüyüşümüz sırasında bizlerle birlikte olan duyarlı ve bilgi birikimi olan arkadaşlarımızla, yürüyüş güzergahında ki yerleşim birimlerinde,halkımıza Nükleer Santrallerin zararlarını anlattık.
Kırk yıla yakın bir zamandır mücadele ederek bizlerin nükleersiz bir dünyada yaşamamızı sağlayan, başta yakın zamanda yitirdiğimiz Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği kurucusu ( NÜSHED) Prof. Dr. Leziz Onaran ile Yeşiller Harekeketi’nin kurucularından Yusuf Savaş Emek olmak üzere, bütün emeği geçenleri saygıyla selamlıyoruz.
Değerli Basın Emekçileri ve Değerli Dostlar;
Sizlerle üç gün süren yürüyüşümüz hakkında bilgi vermek istiyorum.
Birinci gün; saat:12.45 de Çamlıbel’den başlayan yürüyüşümüz,havanın kararmasına kadar devam etti.Yürüyüşümüz 5.5 saat sürdü ve 20 Km yol aldık.
İkinci gün;saat:09 da Erdemli Kaymakamlık binasından başlayan yürüyüşümüz Kızkalesinde bitti.Yürüyüşümüz 7 saat sürdü ve 24.5 Km yol aldık.
Üçüncü gün;saat:09.30’da Silifke Atatürk heykelinden başladı ve Boğsağa 6 Km.kalana kadar sürdü.Ayrıca Büyükeceli Cumhuriyet Meydanından başlayan yürüyüşümüz,Nükleer Santralın kapısında bitti.Yürüyüşümüz 6.5 saat sürdü ve 21 Km yol aldık.
Üç günlük yürüyüşümüzde toplam; 19 saat yürüdük ve 65.5 Km yol aldık.
Üç günlük yürüyüşümüzün sonunda teşekkürlerimiz var sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Bizleri yalnız bırakmayan; kamuoyu ile paylaşan Basın Emekçilerine,
Bizleri yalnız bırakmayan; Hekim arkadaşlarımıza,
Bizleri yalnız bırakmayan; Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine,
Bizleri yalnız bırakmayan; Nükleer karşıtı eyleme yılardır emek veren arkadaşlarımıza,
Bizleri yalnız bırakmayan ve bizlere ellerini uzatıp, bizlerle kol-kola eylem birliği yapan yolumuz üzerindeki tüm yurttaşlarımıza,
Bizlerin güvenliğini sağlayan; güvenlik mensuplarına,
İçten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
MERSİN TABİP ODASI