Mersin Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Mersin Aile Hekimleri Derneği (Mahder), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık İş Sendikası ve Mersin Eczacı Odası Başkanı Özgün Sağır’ın da katılımı ile COVİD-19, aşılar ve fazladan ölümler ile ilgili bugün (08.12.2020) bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını Oda Başkanımız Dr. Mehmet Antmen okudu. Açıklama metni aşağıda görülmektedir.
MERSİN TABİP ODASI
YÖNETİM KURULU
SALGIN AĞIRLAŞARAK DEVAM EDİYOR!
Dünya, ülkemiz ve kentimiz önemli bir pandeminin kıskacında. Toplumumuzun bir bölümü ile beraber, merkezi iktidar ve yerel makamların bunun farkında olmadığını düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı tarafından 1 Aralık 2020 tarihinde açıklanan önlemler de yeterli olmaktan uzak görünmektedir.
Günlük vaka sayılarının kentimizde hızla arttığı, ülkemizde 70-75 bin civarında olması nedeniyle vaka sayısı açısından dünya genelinde ilk üç ülke arasında olduğumuz bu dönemde şehirlerarası trafiğin kapanmasını, toplumsal hareketliliğin kısıtlanmasını, AVM ve ibadethanelerin kapanmasını içermeyen önlemlerin pandemi ile mücadelede yeterli olmadığına inanıyoruz.
Gereken önerileri ve tüm verilerin de şeffaf olarak paylaşılması taleplerimizi, vaka ve ölüm sayılarının azaldığı yaz boyunca da tekrarladık. Ancak sesimizi ne sağlık müdürlüğüne, ne valiliğe ve ne de merkezi iktidara ulaştıramadık. Şimdi, vaka ve ölüm sayılarının kat be kat arttığı bu günlerde yine uyarıyoruz. Bireysel önlemlerin yeterli olmadığı, toplumsal ve kamusal önlemlerin bir an önce arttırılmasının gerektiği bu dönemde, İl Pandemi Kurulu bir an önce toplanmalı ve İl Hıfzıssıhha Kurulu da ilimize özel önlemler almalıdır.
Son dönemde önemli bir tartışma konusu da aşıdır. Halkın hükümete olan güvensizliğinin sonucu, aşılara karşı da bir güvensizlik oluşmuştur. Oysa salgınla mücadelede korunma ve tedavi ne kadar önemli ise, bağışıklama ve aşı çalışmaları da en az o kadar önemlidir. Sağlık örgütleri olarak bu güne kadar ne hükümete ve ne de yerel sorumlu makamlara bu salgının önemini yeterince anlatamadık ve resmi kayıtlara göre dokuz ayda 15 bin vatandaşımızı kaybettik. (Gerçek rakamlar olasılıkla bunun üç katından fazladır)
Yakın bir zamanda aşılama sürecinin başlayacağı düşünüldüğünde halkımızın aşı konusundaki bilim dışı söylemlere kanmamasını, ülkemize gelen aşıların 3.faz çalışmalarının sonuçları ortaya çıktığında sağlık örgütlerinin gerekli açıklamaları yapacağının bilinmesini istiyoruz. Bunun öncesinde aşı karşıtlığı yapan kişilere kanılmamasını, bilimin ışığından ayrılmamamız gerektiğini önemle vurguluyoruz.
Bugün açısından pandemi, ülkemizde sağlık hizmetlerini kilitlemiş durumdadır. Bu sonuçta pandemiye yönelik toplumsal, kamusal önlemlerin yeterince alınmaması ne denli önemli bir rol oynamışsa, salgının sahada önlenebileceğine yönelik temel halk sağlığı kuralının işletilmemiş olması da çok önemlidir. Yapılan bu yanlışlık, sadece COVİD-19 hastalarının tedavisinde değil, COVİD dışı hastalıkların tedavilerinde de ciddi sıkıntılara yol açmıştır. Yeni yapılan bir çalışmada acile perfore apandisit tanısıyla gelen çocukların oranlarının bir yıl içerisine yüzde 13’ten yüzde 39’a çıktığı gözlenmiştir. Yine kronik hastalıklardan ölüm oranlarının arttığı da çeşitli araştırmalarda ortaya konmuştur.
Mersin Büyükşehir Belediyesi kayıtlarına göre, Mersin il genelinde 2018 yılının Eylül, Ekim, Kasım aylarında toplam 1800 ölüm meydana gelmiştir. 2019 yılında 2018 yılına göre % 6’lık bir artışla 1908; 2020 yılında ise 2019 yılına göre % 31,7’lik bir artışla 2514 ölüm olmuştur. Mersin il genelinde 1 Ocak ile 30 Kasım 2020 tarihleri arasında da 499 bulaşıcı hastalıktan ölüm bildirilmiştir.
2020 yılında 2019 yılına göre üç aylık bir dönem içinde bile Ölümlerdeki % 31,7’lik çok yüksek bir artış (COVID-19’dan ya da başka hastalıklardan) bize salgının iyi yönetilemediğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı, ölüm verilerinde saydamlık göstermediği ve bu verilere dair adımlar atmadığı için süreci başarı ile yönetemez. Nitekim salgının iyi yönetildiği Güney Kore, Norveç, Japonya, Küba, Singapur gibi ülkelerde fazladan ölümler çok sınırlı kalmıştır.
İl Sağlık Müdürlüğünü başarılı bir salgin yönetimi için ve halkımızın daha fazla ölmemesi için ölüm verilerini haftalık olarak düzenli açıklamaya davet ediyoruz. Fazladan ölümlerdeki riskli kümeler; yaş, cinsiyet, eşlik eden hastalık (komorbidite) yönünden açıklanırken; mutlaka hane halkı büyüklüğü, oturulan mahalle, sosyal sınıf bağlantısı saptanarak kamuoyu ile paylaşmalıdır.
Geldiğimiz aşamada, epidemiyolojik veriler ışığında belirlenecek bir süre için toplum hareketliğinin kısıtlanması yaygınlaştırılarak sürdürülmeli, filyasyon ve aktif sürveyans yanı sıra, endikasyonu olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, bunun için hastane ve sağlık müdürlüklerine ek olarak belediyelerin de test birimleri kurmalarının önü açılmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmeli, evlerde değil eski hastaneler, yurt ya da diğer toplu merkezlerde takip edilmeleri sağlanmalıdır. Tam bir kapanma ile toplum hareketliliğini kısıtlanmaz ise daha fazla insan hastalanacak, daha fazla insan ölecektir.
Kısıtlamalar; sosyal devlet ilkesiyle yapılmalı, güvenceli çalışanlara ücretli izin, diğer tüm çalışanlara da sosyal destek programlarının olduğu, kira, elektrik, su ısınma masraflarının ve temel ihtiyaçların karşılandığı bir bütçe ile özellikle büyük işyerlerinin kapatıldığı bir şekilde olmalıdır.
Tüm bunların yanı sıra bugüne dek pandemi nedeniyle ölen sağlık çalışanı sayısının 200’ü aştığı göz önüne alınarak COVİD-19, sağlık çalışanları için acilen Meslek Hastalığı olarak kabul edilmelidir. 08.12.2020
MERSİN TABİP ODASI
MAHDER
SES MERSİN ŞUBESİ
GENEL SAĞLIK İŞ
BİRİNCİ BASAMAK BİRLİK DAYANIŞMA SENDİKASI