Odamız Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu tarafından cinsel istismar ile ilgili yasanın çocuk sağlığı üzerine etkileri hakkında bugün (22.11.2016) basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını Oda başkanımız Dr. Ful Uğurhan okudu.
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu
FAİLLERİ DEĞİL ÇOCUKLARI KORUYALIM
Bilindiği gibi TBBM’ye 17 Kasım 2016 tarihinde, Türk Ceza Kanunu’nun 103. Madde’ sinde değişiklik öngören tasarıya ek olarak bir önerge verildi. Bu önerge; cinsel istismar suçunda, mağdur ile failin evlenmesi halinde, fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesine imkan vermekte, başka bir deyişle “çocuklara yönelik cinsel istismar faillerinin, mağdurlar ile evlendiklerinde cezadan muaf olmasını” öngörmekteydi.
Bu önerge kabul edilseydi cinsel ilişkiye rıza yaşı 15 ten 12 ye inecek ve geçmiş yıllardaki cinsel istismarcıları aklayacaktı ve bundan böyle Türkiye’de kız çocukları, 12 yaşından itibaren cinsel saldırıya ve zorla evlilik şiddetine maruz bırakılmış olacaktı. Bu sabah memnuniyetle öğrenmiş olduğumuz gibi önerge geri çekildi.
Toplumun bütün kesimlerinde infial yaratan bu önerge karşısında, biz hekimler de kadın ve çocuk sağlığına yapacağı olumsuz etkiler nedeniyle derin kaygı duymaktaydık ve konuyla ilgili uzmanlık dallarının yaptıkları uyarıları sizlerle paylaşmak için bir açıklama yapma gereği duyduk. Buna göre ;
“ 18 yaşın altında yapılan bütün evlilikler ruhsal istismardır ve bir çocuğun rızasından bahsedilemez.
Çocuklar cinsel istismar kavramının ne anlama geldiğini bilmeyebilir, sonuçlarını öngörmeyebilir, sonuçta kendisini koruyamazlar.
Çocuklar darp edilmeden, cebir ve tehdit olmadan da istismara uğrayabilir.
Çocuklar hileleri anlayamazlar.
İstismar her durumda örseleyicidir.
Bir kadın ve kız çocuğu için cinsel istismara uğramak çok ağır bir ruhsal travmadır. Dolayısıyla bu travmayı yaşamış kişinin fail ile evlendirilmesi onun ruhsal sağlığını onulmaz şekilde yaralar. Ayrıca bu travmanın, kuşaklar boyunca çocukları da etkileme riski vardır.
Ruhsal travmaların iyileşmesinde faillerin cezalandırılması, adaletin sağlanması ve mağduriyetin tazmini iyileştirici olmaktadır.”
Tüm dünyada ve ülkemizde son yıllarda çocuklara karşı cinsel istismar olayları artış göstermektedir. Oysa bu büyük oranda önlenebilir bir durumdur. Toplumu bilgilendirme çalışmalarına ek olarak istismarcılara karşı uygulanacak ciddi engelleyici yaptırımlar, sorunun çözümüne büyük katkı sağlayacaktır.
Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 34. maddesinde “ Taraf devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler” ibaresi yer almaktadır. Bu sözleşmede belirtildiği gibi; kanunları yapanları, çocukların cinsel istismar dahil her türlü tehlikeden korunmaları için gerekli tüm önlemlerin alınması konusunda görevlerini yapmaya çağırıyoruz.
Faillerin değil geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın korunmasının gerekli olduğunu vurguluyor, önergenin bir kez daha karşımıza çıkmamasını talep ediyoruz.
Mersin Tabip Odası