12/09/2014
Değerli Meslektaşımız,
İstanbul’da 10 inşaat işçisinin ölümüne sebep olan iş cinayeti sonrasında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmayışına, güvencesiz-taşeron çalıştırmanın yarattığı tehlikelere dikkat çekmek üzere 12.09.2014 Cuma günü Odamızda basın açıklaması yaptık. Açıklamaya Oda başkanımız Dr. Ful Uğurhan, genel sekreterimiz Dr. Mehmet Antmen ve Yönetim Kurulu üyemiz Dr. Zeki Sinan Doğan katıldılar.
12/09/2014
İŞ CİNAYETLERİ DEVAM EDİYOR ….
Son 25 yılda hızlı bir şekilde artan emek sömürü düzenine ne yazık ki yeni kurbanlar verdik. Taşeronlaşma ve sendikasızlaştırma projelerinin sonucu olarak her gün birkaç emekçimizi daha iş cinayetlerinde kaybediyoruz. Soma ve İstanbul’da yaşanan bu son olayda olduğu gibi ölümler toplu olunca basına yansıyor ama her gün ölen bir iki kişi ne yazık ki basına bile yansımıyor.. Ölenlerin acısını içimizde hissediyor, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.
Büyük umutlarla çıkarılan iş güvenliği yasası ölümleri önleyemiyor. Yasada ‘iş sağlığı’ kavramı kullanılmakta. Ancak bu kavram işçinin değil, işin sağlığını yani işletmenin verimliliğini, kârlılığını hedefleyen bir anlayışı ifade etmektedir. Yasa da işçi sağlığı, Ortak Sağlık Güvenlik birimi adı verilen sadece kar amacı güden taşeron firmalara devredilmiştir. Artık işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları İHALE yolu ile bu firmalar tarafından işverene kiralanmaktadır. İşverene maliyeti azalsın diye yetersiz süreler ile çalışan iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri mesleki bağımsızlığını yitirmiş ve patronların isteği üzerine yasanın öngördüğü başta eğitim olmak üzere birçok uygulama kağıt üzerinde yapılmaya başlanmıştır. Patronların isteklerine boyun eğmeyenler ise ‘ uyumsuz‘ yaftası ile işlerine son verilmiştir. Uygulanmayan ve denetlenmeyen yasalarla sorunların çözülemeyeceği artık anlaşılmalıdır.
Son yaşanan olayda da Sayın Bakan tarafından İşveren yerine iş güvenliği uzmanı günah keçisi ilan edilmiştir ve talihsiz bir açıklama ile “Bu yoğunluğun içerisinde baktığınız zaman bir anlamda da kazanın olmaması büyük bir şans diyesim geliyor” İfadesini kullanmıştır .
İş kazalarına bağlı ölümler buz dağının görünen ucu olup, meslek hastalıklarından olan ölümlerden bahsedilmediği gibi şu anda meslek hastalıklarının tespiti bile yapılamamaktadır. Oysa Dünya Sağlık Örgütü bir ülkedeki meslek hastalıklarından beklenen ölümleri iş kazalarında ki ölümlerin yaklaşık 5 katı olarak tanımlamıştır.
Temel kriterimiz bütün iş kazalarının öngörülebilir, dolayısıyla önlenebilir olduğudur. İşçi ölümlerinin önlenebilir olması yüzünden yaşananları “iş kazası” değil “iş cinayeti” olarak tanımlamaktayız… 2013 yılında 1235 kişiyi iş cinayetlerinde kaybederken bunlardan hiç ders almamış olmamız nedeniyle 2014 yılında iş cinayetleri aynı hızda devam etmiştir.
Ocak ayında 92 işçi, Şubat ayında 82 işçi, Mart ayında 121 işçi, Nisan ayında 121 işçi, Mayıs ayında 416 işçi, Haziran ayında 146 işçi: Yani sadece 2014 yılının ilk altı ayında en az 978 işçi aramızdan iş cinayetleri ile ayrılmıştır.
ARTIK YETER İŞ CİNAYETLERİ DURDURULSUN diye haykırıyor ve başta işçi sağlığı ve güvenliği hizmetleri olmak üzere bu ölümlerin asıl nedeni TAŞERONLAŞMAYA HAYIR diyoruz …
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu