29.08.2013
BASINA VE KAMUOYUNA
SAĞLIK ORTAMININ SORUNLARI AZALMIYOR, ARTIYOR !..
Bugün sizlerle bir araya gelmemizin nedeni yine sağlıkta yaşanan olumsuzluklar… Ne yazık ki son yıllarda sağlığın piyasaya açılması ve ticarileştirilmesine yönelik öylesine ciddi adımlar atılıyor ki, bizler Tabip Odası olarak çoğu zaman bu olumsuzluklara yetişebilmek ve eleştiri sunmak, öneride bulunmak konusunda çoğu kez geç kalabiliyoruz.
Bu olumsuzluklardan özellikle son aylarda yaşanan Aile Hekimliği uygulamaları ve hekimlere yapılan saldırılar artık dayanılmaz bir hal almıştır.
Hekimlere yapılan saldırıların ne denli arttığı artık tüm kamuoyunun malumu. Ancak bu saldırıların meşrulaştırılması gerek Sağlık Bakanlığı ve gerekse de Başbakanlık tarafından yapılması bizleri şaşırtmazken bazı gazetelerin, bazı köşe yazarlarının bu kervana katılması bizleri ziyadesiyle üzmektedir.
Bu saldırılara son olarak Tarsus’ta çıkan Tarsusonline haber gazetesininde ,12 Ağustos 2013 tarihinde “BAZI TERBİYESİZ DOKTORLAR DAYAĞI GERÇEKTEN HAKEDİYOR” başlığı ile yazdığı yazı, gerek bizleri hayretler içerisinde bırakması ve gerekse de gazete hakkında Mersin Cumhuriyet Savcılığına bulunduğumuz suç duyurusu ile iş yükümüzün daha da artması dışında olumsuz pek çok sonuç doğuracak çok talihsiz bir girişimdir.
Son yıllarda artan hekime şiddet sorunu bir yandan Sağlık Bakanlığı’nın halkı ve sağlık çalışanlarını dikkate alan, “herkese sağlık, güvenli gelecek” politikalarını gerçekleştirmesi ile diğer yandan da eğitimli ve duyarlı yazarların kendi mecralarından halka “barış ve sükunet” mesajları vermesi ile çözülebilecek bir sorundur.
Bunun tam aksi bir tutumla, halkı kışkırtan, hekimleri çalışmayan, para düşkünü, halkın sağlığını düşünmeyen kişiler olarak gösteren yazılarla hiçbir yere varılamayacağını ve bu çirkin saldırının bizler açısından kabul edilemez olması nedeniyle hukuki yollardan tüm hekimler adına hesap sorulacağını bir kez daha anımsatmak istiyoruz.
Ne yazık ki sorunlarımız bizlere yapılan saldırılarla bitmiyor. Özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması yolunda atılan en ciddi adım olan Aile Hekimliği’nin sorunları her geçen gün katlanarak artmaktadır. Son 4 aydır Aile Planlaması hizmetlerine yönelik Sağlık Bakanlığı desteği tamamen ortadan kaldırılmış ve doğum kontrol yöntemine yönelik malzemeler Aile Sağlığı Merkezleri’ne verilmemektedir. Bu şekilde ASM’lerin Aile Planlaması hizmetleri mi engellenmek istenmektedir, yoksa bu hizmetlerin vatandaşın kendi cebinden karşılamasının yolu mu açılmak istenmektedir? Bu soruyu gerek Sağlık Bakanlığı’nın ve gerekse Toplum Sağlığı Müdürlüğü’nün bir an önce yanıtlamasını beklemekteyiz. Ayrıca yanıt ne olursa olsun, bu malzemelerin bir an önce temin edilerek, ASM’lere ve ücretsiz bir şekilde halka dağıtımının sağlanması gerekmektedir.
Aile Hekimlerine getirilmek istenen nöbet olayı da en az Aile Planlaması kadar önemli bir sorundur ve nöbetsiz bir hekimliğin olamayacağını iddia eden Sağlık Bakanımız; Acil polikliniklerin ayrı bir branş, ayrı bir disiplin dalı olduğunu bilerek ve disiplinler arası ilişkiyi ve eğitimi Aile Hekimlerine vereceğim iddiası ile halkın sağlık sorunlarını ve özellikle de acil sorunlarını atlayan, hasta ile hekimi karşı karşıya getiren, Aile Hekiminin günlük mesaisini zora sokan bir uygulamayı getirmeye çalıştığının farkında mı değildir acaba?
Aile Hekimlerine nöbet tutturmak gibi çok dolambaçlı bir yola başvurulacağına bir yandan acil polikliniklerin kadrosal ve ekonomik sorunlarının giderilmesine, diğer yandan da Aile Hekimlerinin çalışma ortamlarının düzeltilmesine yönelik adımların atılmasını bekliyor, bugün burada dillendirdiğimiz üç sorunun da sonuna kadar takipçisi olacağımız kamuoyu ile paylaşıyoruz.
MERSİN TABİP ODASI