………………………BAŞHEKİMLİĞİNE
Bilindiği gibi, hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarında ciddi bir artış yaşanmaktadır. Hekimlere yönelik şiddet, uzun zamandır meslek örgütümüzün gündemindedir. Bu çerçevede;
- Hekimlerin mesleki ve gündelik yaşantısının adeta bir parçası haline gelen şiddet eylemlerinin engellenmesi,
- Bu yönde etkili ve caydırıcı önlemlerin alınması,
- Güvenli bir çalışma ortamının sağlanması amacıyla; her kademedeki idari makamlar nezdinde girişimlerde bulunulmakta, görev ve sorumluluklar hatırlatılmakta, yetkilerin kullanılması için çağrıda bulunulmaktadır.
Hizmetin iyi ve gereği gibi yürütülmemesi ve/veya çalışanların maddi-manevi bütünlüğünün korunmaması ve güvenliklerinin sağlanmaması ve/veya kamu hizmetinin eksik, yanlış ve kötü verilmesi hallerinde idarenin sorumluluğu söz konusudur. Nitekim yargı kararlarında da, diğer sorumluluklar bir yana sadece gözetim ve denetim eksikliklerinin dahi, hizmet kusuru olduğu belirtilmektedir. Sağlık mevzuatında da, idari hizmetin yürütülmesi, gözetim ve denetimi Başhekimlerin sorumluluğuna verilmiştir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenliğin sağlanmasının idari bir hizmet olduğu tartışmasızdır.
29.04.2009 tarih ve 27214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanması ve Korunmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in 18. maddesinde de “Hasta ve çalışanlar için güvenlik tedbirleri” sıralanmış ve 20. maddesinde de “gerekli tedbirlerin alınması ve uygulamanın takip ve denetiminin ilgili sağlık kurum veya kuruluşunun en üst amirinin yükümlülüğünde” olduğu düzenlenmiştir. Öte yandan güvenli olmayan çalışma ortamının; hekimler, sağlık çalışanları ve hastalar bakımından uygun bir ortam olmayacağı, sunulan hizmetin niteliğinin de bozulacağı ortadadır.
Sayılan görev, yetki ve sorumlulukların yanı sıra; gerek meydana gelen/gelebilecek olan şiddet eylemlerine karşı caydırıcı ve etkili önlemler almak, gerekse de şiddete maruz kalan hekimlerin kişisel güvenliklerini ve haklarını korumak bakımından, aşağıdaki hususlara önemle dikkat çekmek isteriz.
Hekimlere yönelik öldürme, kasten ve bilinçli yaralama, hakaret, hayatına ve vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit, cebir kapsamındaki suçların soruşturulması şikayete bağlı değildir. Bir başka ifadeyle suçun soruşturulması açısından şiddete uğrayan hekimin Başhekimliğe ve/veya hastane polisine bilgi vermesi yeterlidir.
Hastane yönetiminin kendisine iletilen şiddet olaylarını ilgili adli birimlere bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Yine hastane polisi de suç işlendiğine ilişkin ihbar ve duyumlar nedeniyle adli işlem başlatmakla yükümlüdür.
Görüldüğü üzere yaygın ve hatalı varsayımın aksine; şiddet olayları karşısında, hekim ve/veya sağlık çalışanı şikayetçi olmasa dahi -kamu görevinin yürütülmesi sırasında ve kamu görevi nedeniyle şiddete maruz kalındığı için- Başhekimliklerin doğrudan işlem başlatma, ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunma/ şikayetçi olma sorumluluğu bulunmaktadır.
Kuşkusuz ki hekime yönelik şiddete ilişkin bilgilerin Tabip Odamız ile de paylaşılması, şiddet mağduru hekim ile dayanışmak, gerek duyması halinde ivedilikle hukuki destek sunmak ve yanı sıra yaşanılan şiddeti kamuoyunun gündemine taşımak açısından da son derece önemlidir.
Öte yandan, maruz kalınan şiddet olayları karşısında izleyici kalmak, gerekli bildirim, ihbar ve/veya şikâyetleri yapmamak, ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunmamak hallerinde, ilgili Başhekim hakkında, -görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmalde bulunması nedeniyle- şikâyetçi olunması ve işlem yapılması da mümkündür. Başhekimlerin konumunun sorunun çözümünde önemli bir basamak olduğuna inanan Tabip Odamız, bu yöndeki ihlalleri yargıya taşımak kararlığındadır.
Son olarak önemle belirtelim ki hekim, uğradığı zararların tazminini saldırgandan isteyebileceği gibi, yanı sıra, güvenli ve sağlıklı koşullarda çalışma hakkını sağlamayan idareden de isteyebilecektir.
Açıklanan nedenlerle; hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemlerinin engellenmesi amacıyla, bu yönde etkili ve caydırıcı önlemler alınması, güvenli bir çalışma ortamının sağlanması, meydana gelen şiddet eylemlerine zamanında etkili müdahalelerde bulunulması ve adli makamlar nezdinde girişimlerde bulunulması konusunda mevzuatın tarafınıza yüklediği görev ve sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmenizi bekler, saygılar sunarım.
Prof.Dr. Aytuğ Atıcı
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı