15/03/2017
Değerli Meslektaşımız,
14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri kapsamında, sağlıkta yaşanan sorunlarla ilgili, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ile birlikte 14 Mart Salı günü Odamızda basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını Oda başkanımız Dr. Ful Uğurhan okudu.
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu
14 Mart 2017
14 YILDIR UYGULANAN SAĞLIK POLİTİKALARINA 14 MART’TA BİRKEZ DAHA HAYIR DİYORUZ.
Bu yıl da 14 Mart’a her geçen gün daha kötüleşen sağlık sistemimizin yarattığı pek çok sorunla giriyoruz. 14 yıldır sürdürülen Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sonuçlarını ne yazık ki niteliksiz sağlık hizmeti sunumu, sağlık çalışanlarına yönelen şiddetin artışı, çalışma koşullarımızın kötüleşmesi şeklinde yaşıyoruz.
Bu süreçte, acil servislere ülke nüfusundan daha çok sayıda hasta başvurusu oldu ve acil servisler gerçek işlevlerinden uzaklaştı.
Poliklinik sayılarında, ameliyatlarda, tetkik istemlerinde, tomogrofi, MR çekimlerinde rekor sayıda artışlar oldu. Hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına angarya kabul edilecek pek çok iş yüklendiği için iş yükü arttı.
Artmayan tek şey ise hastaya ayrılan süre oldu. Oysa iyi bir hekimlik uygulaması için en temel yaklaşım, hekimin hastasının şikayetini dinlemesi, genel muayenesini yapması, gerekirse tetkiklerini istedikten sonra tanısını koyması ve hastasının tedavisini düzenlemesidir. Doğru tanı ve tedavi ancak bu şekilde mümkündür. Şu an için hastaya en fazla beş dakika süre ayrıldığı düşünüldüğünde bu aşamaların yerine getirilemediği aşikardır. “SÜRAT FELAKETTİR “ sözünü anımsadığımızda hızla yapılan muayenelerde hatalar kaçınılmazdır. Hastaların aldığı niteliksiz hizmet güvensizliğe ve aynı hastalık için birden fazla kuruma başvuruya yol açmaktadır. Böylece sağlıkta savurganlık yapılmaktadır.
Sağlıkta savurganlığın en tipik örneklerinden biri olan şehir hastaneleri uygulamaları bize göstermiştir ki, en büyük, en gösterişli olan değil en sade, en ulaşılabilir olan, insanı odağına alan yatırımlar hastaların ve sağlık çalışanlarının yararınadır.
Sağlıkta şiddet toplum açısından ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Her saat, bir sağlık çalışanına şiddet uygulanmaktadır. Sağlıkta şiddetin sona ermesi için toplumsal bilincin arttırılmasına ek olarak, şiddeti uygulayan kişilere caydırıcı cezaların uygulanması gerekmektedir. Bu amaçla TTB nin hazırladığı TCK ya ek madde önerisinin gerçeklemesini talep ediyoruz.
Nitelikli sağlık hizmet sunumu açısından en önemli faktörlerden biri de çalışma koşullarının iyileştirilmesidir. Yani iş yükünün insancıl düzenlendiği, mesleki sağlığın ve güvenliğin sağlandığı, fırsat eşitliğinin, örgütlenme özgürlüğünün, demokratik çalışma koşullarının, mesleki bağımsızlığın, mesleki gelişme hakkının olduğu, sağlıkta taşeronlaşmanın kaldırılarak emekliliğe yansıyan güvenceli ücretlendirmenin yapıldığı ve rekabetin değil mesleki dayanışmanın ön planda olduğu çalışma koşullarını talep ediyoruz.
Ülkemizin içinde bulunduğu olağanüstü hal ortamı sağlık ortamını da çok olumsuz etkilemiştir. 2761i hekim olmak üzere toplam 9633 sağlık çalışanı ihraç edilmiştir. Adil ve demokratik yargılama usullerine uyulmadan, keyfi bir şekilde işten çıkarılan sağlık çalışanları, kimi zaman yaşadıkları ağır yüke dayanamayıp canlarına kıymışlar, açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmişlerdir. Bizler HAKSIZ, HUKUKSUZ görevinden alınan sağlık çalışanlarının yargılamalarının adil bir şekilde yapılmasını ve emeğin, demokrasinin, hukukun, toplumsal barışın savunucusu olan sağlık çalışanlarının bir an önce görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.
14 yıldır uygulanan sağlık politikalarına 14 Mart’ta birkez daha HAYIR diyoruz.
Mersin Tabip Odası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası