MEDULA ve HEKİMLER 04 Mayıs 2026, 16:04
SEVGİLİ MESLEKTAŞLARIMIZ,
SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN (SGK) 2020 YILI MERKEZ EYLEM PLANINDA "MEDULA-HASTANE SİSTEMİNDE, TAKİBE YÖNELİK VEYA HİZMET KAYIT AŞAMASINDA HEKİMİN E-İMZA ONAYININ ALINMASININ SAĞLANMASI' EYLEMİ KAPSAMINDA SAĞLIK HİZMETİ SUNUCULARI TARAFINDAN MEDULA HASTANE SİSTEMİ ÜZERİNDEN ÜRETİLEN TAKİP NUMARALARI İÇERİSİNDE YER ALAN SAĞLIK HİZMETLERİNİN İLGİLİ HEKİMLER TARAFINDAN ONAYLANMASINA İLİŞKİN YAZILIM DÜZENLEMESİ VE İLGİLİ UYGULAMASINA İTİRAZ EDİYORUZ. ÇÜNKÜ,
- Bu işlem teknik bir takip sürecidir ve hekimlere ekstra bürokratik yük getirmektedir.
- Yapılan teknik işlemlerin (hizmetin kendisi değil, faturanın içeriği) sorumluluğu hekimlere yıkılmaktadır. Bu durum olası cezai/idari yaptırımlarla karşılaşma riski oluşturmaktadır.
- ‘Doğru faturalama" adı altında hekimlere çok sayıda işlem için toplu onay yaklaşımının dayatılması, yapılan işlemin detaylı kontrolünü imkansız hale getirebilmektedir.
- Hekimlik tanımı ile çelişen bu durum yani fatura onayı gibi mali ve teknik işlemlerin hekime yaptırılması, "hekimin idari bir fatura memuru" konumuna indirgenmesidir. Hekim fatura memuru değildir. Hekimlerin asli görevi hastayı tedavi etmektir.
- Güncel SUT'nin 5. Maddesinde faturalandırma ve inceleme kuralları belirlenmiş olup yükümlülük sözleşmesi sağlık kuruluşuna aittir. Getirilen bu düzenleme ile hekimlere sorumluluk devri yapıldığı anlaşılmaktadır. Sorumluluk devri ile olası bir SGK kesintisi, hatalı veri girişi veya fazla faturalandırma durumunda yasal sorumluluğun doğrudan e-imza atan doktora kalması riski mevcuttur.
- Hekimler içeriğini tam olarak denetleyemedikleri binlerce fatura kalemine onay vermeye zorlanacaklardır. Toplu onay ile hekimlerin ilerde "kamu zararı" veya "usulsüzlük" gerekçesiyle ağır idari ve adli soruşturmalarla karşı karşıya kalma riski vardır.
- Günde ortalama 100-150 hasta bakan bir kamu hekiminin, her bir hastanın tetkik ve malzeme kalemlerini tek tek kontrol edip onaylaması imkansızdır. Bu iş yükü zaman kaybı yaratacaktır, zamanın verimsiz kullanımına neden olacak ve hastalara ayrılan süreler azalacaktır.
- SGK kendi yapması gereken denetim yükünü ve sorumluluğu bu yolla hekimlerin üzerine yıkmaktadır
- Onay zorunluluğu, kurumsal sorumluluğu bireysel (hekim) düzeye indirger. Piyasa ekonomisinde bu durum, hekimi "risk yöneten bir aktör" konumuna zorlayarak defansif tıp uygulamalarını tetikleyebilir.
- Bu uygulama "sağlığın ticarileşmesi" ve "hastanın müşteriye dönüşmesi" algısını hem hekim hem de hasta nezdinde güçlendiren çok kritik bir eşiktir.
- Hekimlik pratiğinin odak noktası teşhis ve tedavi (klinik süreç) iken, MEDULA onayı ile odak noktası hizmetin bedeli ve tahsilatı (mali süreç) haline gelmektedir. Hekim, hastasını muayene ettikten sonra ekran başında o hastadan ne kadar "kazanç" sağlandığını, hangi kalemlerin fatura edileceğini onaylarken hastayı tıbbi bir özne olmaktan çıkarıp, bir muhasebe kalemi veya bir "müşteri fişi" gibi görmeye başlayabilir. Böylece Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 2020 yılı Merkez Eylem Planı kapsamında "MEDULA-Hastane Sisteminde, Takibe Yönelik veya Hizmet Kayıt Aşamasında Hekimin E-imza Onayının Alınmasının Sağlanması' eylemi "hasta"dan "Faturalandırılabilir Birim"e geçişi temsil etmektedir.
- Serbest piyasa ekonomisinde bir ürünün içeriğini onaylayan kişi, o ürünün satıcısıdır. Hekimin fatura onaylaması, hastanenin bir işletme, hekimin bir satış/onay sorumlusu, sağlık hizmetinin ise bir meta (ticari mal) olduğu algısını pekiştirir. Bu durum, kamu hizmeti olan sağlığın "piyasalaşması" eleştirilerinin en somut örneğidir. Hekimlik mesleğinin ‘yaşamın korunması ve sürdürülmesi ‘olan temel varlık sebebinin ‘ticarileşme ‘ ve "İşletme" mantığı ile yer değiştirilmesi istenmektedir.
- Ve de eğer hekim attığı her imzada faturanın (yani gelirin) sorumluluğunu alıyorsa, hastanın isteklerini "tıbbi gereklilik" üzerinden değil, "sorunsuz bir ticari işlem" veya "gelir getirici faaliyet" üzerinden değerlendirme riskine girer. Bu da hekim-hasta arasındaki güven ilişkisini, bir satıcı-müşteri ilişkisine evirebilir
- Sağlığın ticarileşmesi, hekimin önceliğinin "hastanın iyiliği" yerine "faturanın uygunluğu"na kaymasına neden olabilir. Endişemiz bu tip idari zorunlulukların hekimlik mesleğinin etik ve insani dokusunu aşındırması ve onu mekanik bir ticari işleme dönüştürmesidir.
- Yargı kararları, SGK'nın faturalar üzerinde "tıbbi denetim" yapma yetkisinin sınırlı olduğunu, asıl sorumluluğun hastane yönetiminde olduğunu belirmektedir, MEDULA onayı bu sorumluluk paylaşımını hekim aleyhine bozmaktadır.
- MEDULA üzerinden fatura onayı, teknik bir işlem gibi görünse de sağlık hizmetinin doğasındaki "kamusal hizmet" ruhunu zedeleyip, süreci beraberinde getireceği tüm sakıncalarla "endüstriyel bir üretim ve faturalandırma hattı" na yaklaştıran bu uygulama hekimlerin mesleki bağımsızlığını zedelemekte, iş yükünü artırmakta ve hekimleri haksız bir hukuki risk altına sokmaktadır. Bu nedenle bu düzenleme iptal edilmelidir.
Mersin Tabip odası Yönetim Kurulu
